ÇALIŞMADAN MAAŞA KİM GÖZ YUMUYOR? KAMUDA 95 BİN TL’LİK SKANDAL İDDİASI:

ÇALIŞMADAN MAAŞA KİM GÖZ YUMUYOR? KAMUDA 95 BİN TL’LİK SKANDAL İDDİASI:

Seydikemer’de bir kamu çalışanı hakkında yapılan iki ayrı şikâyette yer alan iddialar artık yalnızca “Bir personel işe gidiyor mu, gitmiyor mu?” sorusundan ibaret değil.

Ortada çok daha ağır ve kamu vicdanını doğrudan ilgilendiren sorular var.

Şikâyetlere göre aylık yaklaşık 95 bin TL net maaş alan bir kamu çalışanı, görevlendirildiği kurumlarda fiilen düzenli olarak çalışmamasına rağmen maaşını almaya devam ediyor. Üstelik kişinin kamu görevi dışında kendi ticari faaliyetlerini sürdürdüğü de başvurularda yer alıyor.

Daha da önemlisi, başvurularda anlatılanların araştırılması için somut kayıtların incelenmesi isteniyor.

Peki yetkililer neyi bekliyor?

KAYITLAR AÇILDIĞINDA GERÇEK ORTAYA ÇIKMAYACAK MI?

Bu kişinin hangi gün nerede olduğu, görev yerinde bulunup bulunmadığı yalnızca insanların anlatımlarıyla araştırılmak zorunda değil.

Şikâyetlerde de belirtildiği üzere; yetkili makamların hukuka uygun şekilde ulaşabileceği HTS ve baz istasyonu verileri, puantajlar, görevlendirme yazıları, varsa kurum giriş-çıkış ve kamera kayıtları ile kişinin kamuya açık sosyal medya hesaplarındaki tarihli paylaşımlar karşılaştırıldığında tablo çok daha net ortaya çıkacaktır.

Özellikle sosyal medya paylaşımlarının kişinin bazı tarihlerde nerede bulunduğuna ilişkin dikkat çekici bilgiler içerdiği belirtiliyor.

O halde soruyoruz:

Puantajda “çalıştı” görünen tarihler ile sosyal medya paylaşımları karşılaştırılacak mı?

HTS ve diğer kayıtların incelenmesi gerekiyorsa yasal süreç başlatılacak mı?

Kişinin gerçekten nerede olduğu ortaya çıkarılacak mı?

BİR PERSONEL İŞE GİTMİYORSA 95 BİN TL MAAŞI KİMİN ONAYIYLA ÖDENİYOR?

Asıl üzerinde durulması gereken noktalardan biri de bu.

Bir kamu çalışanının işe gitmemesi tek başına gerçekleşebilir. Ancak çalışmadığı halde çalışmış gibi gösterilerek maaş ödenmesi iddiası doğruysa, burada artık yalnızca o personelin davranışının değil, kamu kurumundaki denetim ve onay mekanizmasının da sorgulanması gerekir.

Puantajını kim hazırladı?

Kim imzaladı?

Kim kontrol etti?

Görevlendirildiği kurum, personelin gelip gelmediğini üst makamlara bildirdi mi?

Bildirmediyse neden bildirmedi?

Bilinmesine rağmen maaş ödemesi devam ettiyse kim veya kimler buna göz yumdu?

Bunların tamamının araştırılması gerekiyor.

YÜZLERCE GENCİMİZ KPSS İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIRKEN…

Meselenin bir de vicdani tarafı var.

Bugün yüzlerce gencimiz üniversite bitiriyor. Yıllarca eğitim görüyor. Ailesi büyük fedakârlıklarla çocuğunu okutuyor.

Sonra o gençler bir kamu kurumuna girip kendi ekmeklerini kazanabilmek için KPSS kitaplarının başında gece gündüz çalışıyor. Bir puan daha fazla alabilmek, bir kadroya yerleşebilmek için aylarını, yıllarını veriyor.

Bir tarafta kamuda çalışabilmek için yıllarını veren gençler…

Diğer tarafta ise fiilen görevini yapmadığı halde her ay yaklaşık 95 bin TL net kamu maaşı aldığı ileri sürülen bir personel.

Eğer resmi inceleme bu durumu doğrularsa soruyoruz:

Bu, o gençlerin hakkına girmek değil midir?

Bir kişi görevini yerine getirmeden kamu bütçesinden maaş alıyorsa ve bunu bilmesi, denetlemesi veya engellemesi gereken kamu yöneticileri de buna göz yumuyorsa, bu gençlerin hakkının hesabını kim verecek?

BUNUN ADI NEDİR?

Vatandaş vergisini ödüyor.

Esnaf kazandığından vergi veriyor.

Çiftçi mazotundan, gübresinden, üretiminden artırmaya çalışıyor.

Emekli geçinmeye, asgari ücretli ay sonunu getirmeye çalışıyor.

Devlet de toplanan bu kaynaklardan kamu çalışanlarının maaşını ödüyor.

Eğer bir kişi kamu hizmeti vermeden kamu bütçesinden düzenli olarak yaklaşık 95 bin TL net maaş alıyorsa, buna rağmen sorumlular tarafından gerekli işlem yapılmıyorsa, kamuoyu doğal olarak şu soruyu soracaktır:

Bunun adı nedir?

Kamuya ait paranın karşılığında hizmet verilmeden ödenmesine göz yumuluyorsa, bunun hukuki sorumluluğu araştırılmayacak mı?

Vatandaşın vergisinin hesabı sorulmayacak mı?

SADECE BİR KİŞİ Mİ? BAŞKA İSİMLER DE VAR MI?

Belki de soruşturmanın cevaplaması gereken en önemli soru bu.

Seydikemer’de işe düzenli gitmeden maaş aldığı iddia edilen yalnızca bir kamu çalışanı mı var?

Yoksa farklı kurumlara görevlendirilmiş, kağıt üzerinde çalışıyor görünen ancak fiilen görevini yerine getirmeyen başka personeller de bulunuyor mu?

Bir kişinin puantajları incelenecekse, benzer görevlendirmeler neden incelenmesin?

Bir kişinin giriş-çıkış kayıtlarına bakılacaksa, aynı sistem içerisinde bulunan diğer personellerin kayıtları neden karşılaştırılmasın?

Yapılacak kapsamlı bir soruşturmadan başka isimler çıkar mı?

Kamu adına bunun da cevabını bekliyoruz.

SORUŞTURMA AÇILACAK MI?

İki ayrı şikâyet var.

İncelenmesi istenen puantajlar var.

Görevlendirme kayıtları var.

Kurum kayıtları var.

Sosyal medya paylaşımları var.

Gerekli görülmesi halinde yasal yollarla araştırılabilecek HTS ve baz istasyonu verileri var.

O halde soruyoruz:

Soruşturma açılacak mı?

Puantajları hazırlayan ve onaylayanlar da araştırılacak mı?

Kamu yöneticilerinin bu durumdan haberdar olup olmadığı ortaya çıkarılacak mı?

Varsa başka isimlere de ulaşılacak mı?

Yoksa bütün bu sorular cevapsız bırakılarak dosya bir şekilde kapanacak mı?

BU DOSYA ARTIK SADECE BİR PERSONEL DOSYASI DEĞİLDİR

Kimseyi mahkeme kararı olmadan suçlu ilan etmiyoruz. İsimleri de özellikle yayımlamıyoruz.

Ancak kamu parasının kullanımı söz konusu olduğunda gazetecilik adına soru sormaktan da vazgeçmeyeceğiz.

Çünkü mesele artık yalnızca “Bir personel işe gitmiş mi?” meselesi değildir.

Mesele, çalışmadan maaş ödendiği yönündeki iddianın doğru olup olmadığıdır.

Mesele, doğruysa buna kimlerin göz yumduğudur.

Mesele, puantajları kimlerin hazırlayıp onayladığıdır.

Mesele, aynı durumda başka kamu çalışanlarının bulunup bulunmadığıdır.

Ve mesele, yıllarca okuyup KPSS kapılarında bir kadro için mücadele eden yüzlerce gencimizin hakkıdır.

Şimdi kamu adına tek bir şey istiyoruz:

Kayıtlar açılsın. Puantajlar incelensin. Gerekli yasal izinler alınarak HTS ve diğer kayıtlar araştırılsın. Sosyal medya paylaşımlarının tarihleri çalışma kayıtlarıyla karşılaştırılsın. Sorumluluğu bulunan kim varsa ortaya çıkarılsın. Başka isimler varsa onlar da araştırılsın.

Sonuçta iddialar doğru değilse bu da açıkça ortaya çıksın.

Ama doğruysa, vatandaşın tek kuruşunun dahi hesabı sorulsun.